24 Mayıs 2011 Salı

Sınavlar ..? SBS falan var bide...

Evet evet klasik ergen sorunu ... sınavlar. pazartesi günü tarih sınavına giricektim hazırlamıştım kendimi. (hazırlığım: masanın üstüne kitapları çıkartıp boş boş bakmak) ... bugün belli oldu  bu cuma kimya sınavı varmış. ama iyi de oldu aslında şimdi tarih sınavına giricem moralim bozulucak bütün sınalar kötü geçicek falan. İlk sınav kimya olunca bi heves geliyo insana...

Bi de bence sınav dönemi güzel bişey. Hani son sınavlar kurtuluyorum bu senelik sınavlardan, bunun düşüncesiyle hayal kuruyorum "şunu yaparım, buraya giderim, şu kadar uyurum" falan diye. Sonra sınav dönemi bitiyo hepsini gerçekleştiriyosun. Güzel oluyo yani. Mutlu oluyo insan... Lisenin en güzel yanı bu hatta. Sınavlardan sonraki özgürlük.

Bi de şöyle bişey var. 3 haziranda okulun şenliği var ama etrafı sınavlarla çevrisi. 1-2- sindede var. 4-5 haftasonu, 6 ve sonrasında yine var. Sevinsem mi üzülsem mi bilemedim. Neyse çalışmamak için bi bahanem var en azından o gün...

Kopya hazırlamak da gerek şimdi :/ uff...

Bu sene SBS denen sınava giricek arkadaşlarım var ya, çok egomu tatmin ediyo onlar, bayaa böyle mutlu oluyorum. Ben girmiyorum hani uyicam akşama kadar o gün ama onlar sınava giricek ya, sadist bi sevinç kaplıyo... Ama kötü diyil hani girin güzel güzel puanınızı alın siz de yaparsınız sonraki sene...

Hoşçakalın...

21 Mayıs 2011 Cumartesi

CM101MMXI, Antika Fotoğraf Makinesi vs...

Hıhı evet doğru tahmin, Cem Yılmaza gittim. Hayatımda ilk kez canlı izledim ve mükemmeldi. ama bütün yazıyı "şöyle güzeldi, böyle güzeldi" diyerek doldurma gibi bi niyetim yok korkmayın...Başlığa çok yazasım geldi havalı durur diye.... ama gerçekten güzeldi hani. tam tadını verdi..Çevremde bilet alıp da aldığını unuttuğu için gidemeyenler ve biletini kaybettiği için gidemeyen insanlar var , hani ölsün onlar... süper bi fırsatı kaçırmışlar bence.

Bi de amatör fotoğrafçı ben, bu aralar fotoğraf merakımı genişleterek eski makinelere taktım kafayı. Bir kaç ay önce Kıbrısa gittiğimde arkadaşımın dolabında izbe bi yerde eski bi fotoğraf makinesi bulmuştuk. Deli gibi özenmiştim ona.. Ki herşeyimdir kendisi... Sonra geçenlerde dedemden (babamın babası olan dedem) kalan eşyaların arasında dedemden(annemin babası olan dedem) kalma bi fotoğraf makinesi buldum. Toz içinde kalmış, eskimiş yıpranmış falan böyle. En sevdiğimden. Direk kaptım tabi evde bi güzel temizledim baktım güzelce. Saatlerce vizöründen baka baka dolaştım etrafta.. Hiç olmamıştı daha önce öyle bişeyim. Canımın içi arkadaşımınkiyle aynı yaşta nerdeyse . 1970 yapımı bişey. Ve evet filmle çalışıyo ve ben daha önce filmli makina kullanmadım.. film nerden bulunur, nereye takılır ne yapılır ne edilir hiç bi fikrim yok. Tabi hemen ailedekiler girdi işin içine anlattılar olayı. o makineye uygun film bulamicağımı düşünüyo herkes ama azimliyim başarabilirim bence :)Yandaki fotoğraf(resim değil) da benimmki iştee... <3

Hadi okurum hoşçalal...

11 Mayıs 2011 Çarşamba

Kaybedenler Klübü

Selam. Bildiğin yazmıyorum ne zamandır ne ayıp bana...

Blog açılalı ilk yazım.. kendi kendimi kınadım şimdi . Blog'un ismini de değiştirdim. Zaten kararsızdım içime sinmemişti.. Etradımdaki insanlar çok fazla üç nokta kullanmama bişey dediği için güzel gibi geldi üç nokta...

Türk sinemasına saygısal duygularım he vardı da... yaptığı yapabilceği en mükemmel filmi de yaptı bence. "Kaybedenler Klübü"... İzlemeyen boldur eminim ama şu anda en izlenesi filmlerden birisi bence. Hatta hayatımda izlediğim en iyi filmlere de giriyo.

Çok az minik bi konusundan söz ediyim: Kaybedenler Klübü adlı bi radyo programı ve onu sunan iki tane bunalım adam. Program da gayet bunalım zaten..Ama mükemmel bi program ve hemen yükseliyo. (Evet bunu okuyunca izlemeyenler izlememe kararı aldı biliyorum. Ne zaman film konusu anlatsam böyle oluyo ama ben anlatamasam da film güzeldi gayet)

İçinde geçen mükemmel sahneler, ezberlenilesi replikler falan var. Hafiften dövüş klübü kıvamında yaşam tarzını öğreten bi film gibi bişey. Herkes izlemeli bence.. Bi tane de mükemmel sahnelerden gelsin mesela, izleyesniz gelir belki...

Hoşçakalın... kalp size.